SINAV KAYGISI NEDİR NASIL BAŞA ÇIKILIR?

Öncelikle, sınav ve kaygının anlamlarına bakalım.

Sınav; Öğrencinin belirli bir konuda başarısının ölçülmesi amacıyla yapılan değerlendirmedir. Başka bir değişle sınav, öğrencinin ders programında öngörülen konuları öğrenip öğrenmediğini, ya da bunların ne kadarını öğrendiğini anlamak amacıyla yapılan bir işlemdir.

Kaygı Nedir?

Çoğu zaman, nedeni belli olmayan korkudur. Olmayan, olduğu varsayılan bir değerin, kişiliğin kaybedilme korkusudur. Kaygı; kaynağı belli olmayan, korkudan daha kısa ve şiddetli olan uzun süren bir huzursuzlu halidir. Korku ile kaygı, genellikle birbirinin yerine kullanılır; ancak ikisi aynı şey değildir. Korku; bir tehdit anında bedensel tepkilerin yanı sıra hissedilen tepkidir. Tehditle orantılı olarak, azalıp, çoğalır.

Kaygı ise; bununla orantılı değildir. Tehditten bağımsız olarak da devam edebilir. Kaygı, insan davranışını yönlendiren motive eden bir özelliğe sahiptir; Ancak aşırı düzeyde yaşanması bizi engellemektedir.

SINAV KAYGISI NEDİR?

Sınav Kaygısı Bir sınav öncesinde, sırasında ya da sonrasında duyulan endişe, korku ve rahatsızlıktır. Yine bir başka değişle sınav kaygısı: Öğrencinin potansiyelini tam olarak kullanamamasıdır. Kaygının nedenlerini sıralayacak olursak; Sürekli başarılı olma, kazanma çabası içinde olmak Sınav ve sınanmayı bir saygınlık sorunu olarak görmek(kazanamazsam akılsız olduğumu düşünecekler) Geçmiş başarısızlıkları unutamamak, genellemek ve geleceğe ilişkin olumsuz çıkarımlar yapmak(geçen yazılıdan zayıf almıştım, yine öyle olacak, olmuyor işte ) Başarısızlığın sevgi ve değer kaybına yol açacağını düşünmek(evdekiler bana çok güveniyor, kazanamazsam onları hayal kırıklığına uğratmış olurum) Başkalarıyla karşılaştırılma(diğerleri kazanır da ben kazanamazsam rezil olurum) Sınava hazır değilim, yeterli zamanım kalmadı, kazanamayacağım… Kaygı, temelde kişiye rahatsızlık veren olayın kendisinde değil, olayın kişi için taşıdığı anlamdan kaynaklanmaktadır. Kaygı oluşturan durumlar her birimiz için farklı olmakla birlikte, kaygıya karşı bedenimizin gösterdiği fizyolojik tepkiler şaşılacak derecede birbirine benzer.

Bedensel Tepkiler Neler

  • Nabızda, terlemede artış
  • Kasılmış bir mide, gergin kaslar
  • Kalbin hızlı hızlı atması, nefeste daralma
  • Dişlerin gıcırdatılması, çenenin kasılması
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Aşırı tedirginlik, duyguların yoğunlaşması Kaygının duyusal etkileri
  • Sinirlilik, gerginlik
  • Üzüntü, düşük öz saygı
  • Yorgunluk, ilgisizlik
  • Utanç ve suçluluk
  • Değişken ruh hali, yalnızlık Kaygının davranışsal etkileri
  • Uykuya dalma güçlüğü veya çok erken uyanma
  • Duygusal patlamalar, gergin davranışlar
  • Aşırı yeme ya da iştah kaybı, titreme
  • Kaçma hiçbir şey yapmak istememe Kaygının zihinsel etkileri
  • Konsantrasyon bozukluğu, karar verme zorluğu
  • Unutkanlığın artması, eleştiriye tahammülsüzlük
  • Kendi kendini acımasız eleştirme Kaygının zihinsel etkileri
  • Konsantrasyon bozukluğu, karar verme zorluğu
  • Unutkanlığın artması, eleştiriye tahammülsüzlük
  • Kendi kendini acımasız eleştirme
Sözlü Sınav Stresi

Sözlü sınavlardan korkmak, sınavın yarattığı "ya başaramazsam" korkusundan öte topluluk önünde konuşma zorluğunun da sıkıntısını içerir. Bu nedenle sözlü sınavlara hazırlanırken iki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi; bilgi yönünden hazır olabilmek diğeri de topluluk önünde konuşabilmede rahat olabilmektir. Sözlü sınavlara bilgi açısından hazırlanma planlı çalışmakla ilgilidir. İşlenen dersleri günü gününe çalışan, verilen ödevleri yaparak geçmiş konuları sürekli tekrarlayan ve dersi anlayarak öğrenen bir öğrenci sözlü sınava bilgi yönünden hazırlanmış olur. Ders çalışmayla ilgili önemli tekniklerden biri; önce konunun tümünü okuyup genel bir görüş kazanmaktır. Sonra konuyu; bölüm bölüm ve bütün olarak kişinin kendi kendisine anlatması gerekmektedir. Kendi kendine anlatma çalışması; konunun kişi tarafından iyi anlaşıldığının bir göstergesi olması açısından sözlü sınavlarda önemlidir. Bu çalışma bir anlamda sınav öncesi bir prova niteliği taşımaktadır. Sözlü sınavlarda edinilen beceriler; daha sonra öğretmenle kurulan diyaloglarda ve sınıf içerisinde derse katılma boyutlarında yararlı olacaktır. Sözlü olarak kişinin kendini daha rahat ifade edebilmesi toplum önünde yapacak olduğu konuşmalarda ve katılacak olduğu tartışmalarda kendisine yol gösterecektir.

YAZILI SINAV STRESİ

Sınava girmeden önce "sınavda başarısız olacağım" düşüncesi, kişinin sınavı gerektiğinden fazla büyütmesinden ve sınavda hangi soruların çıkacağının bilinmemesinden kaynaklanan bir durumdur. Ders çalışırken sınavda sorumlu tutulan konuların hepsine değil de bazılarına çalışılması sınav öncesinde ve sınav esnasında daha çok gerginlik yaratmaktadır. Böyle bir durumda, belirsizlikleri en aza indirmek için sınavda sorumlu tutulan her konuya çalışılması gerginliği büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır. Sınava hazırlanma aşamasında yapılan en büyük yanlışlık sınavın olacağı günün bir gün akşamından çalışmaktır. Okunan bilgiler hem kısa süreli akılda kalacak hem de tam bir öğrenme sağlamayacaktır. Okulda öğretilmeye çalışılan bilgilerin ilerdeki lise döneminde ve üniversite sınavına hazırlık aşamasında gerekli olacağı düşüncesiyle çalışılması "bu bilgileri neden öğreniyorum?" sorusuna güzel bir cevap olacaktır. Yazılıya hazırlanma aşamasında dikkat edilmesi gereken konular şöyle sıralanabilir; - Dersleri düzenli olarak takip etmek, - Etkin bir çalışma programı yapmak - Özellikle sosyal derslerle ilgili kısa kısa önemli konuları içeren özetler çıkarmak, ezberlemekten öte konuyu çok iyi anlamaya çalışmak, - Sık sık tekrar yapmak - Sınavlarda sizden neler beklendiğini bilmek ve ona göre hazırlanmak gibi yöntemler size yardımcı olabilir. Tüm bu sorumlulukları yerine getiren bir kişi, sınav öncesinde sınavla ilgili tüm yerlere çalıştığı için daha iyi not alabilme şansını artıracaktır.

SINAV SIRASINDA öncelikle, kimlik bilgilerinizi doğru ve düzgün bir biçimde yazın. Öğretmen soruları dağıtmışsa, soruları dikkatli bir biçimde okuyun. Zamanı iyi ayarlayın. Bir soruyu yapamıyorsanız, o soruyu atlayın ve devam edin. Cevapları okunaklı bir biçimde yazın. Diğerleri, kâğıtlarını geri veriyorlarsa, panik olmayın. Unutmayın! İlk bitirene ödül yok.

SINAV SONRASINDA Sınav nasıl geçerse geçsin, elinizden geleni yaptınız. Her şeye rağmen, sınava girdiniz. Bu yüzden kendinizi hoşlandığınız bir şeyle ödüllendirin. Eksik olduğunuz noktalara bakıp bir sonraki sınava daha iyi hazırlanmanın yolunu bulmaya çalışın. Yazılılardan birinden birinin kötü geçmesi hâlinde kapıldığınız umutsuzluk; unutmayın! Bütün derslerinize yansıyacaktır. Sınavları bir kişilik sorunu hâline getirmeyin. Sınavda kişiliğiniz değil, sizin belli yanınız ölçülecektir. Sınavlarda düşük not alsanız da siz yine, insan olarak değerlisiniz. Teknik: Gevşe ve rahatla. Rahatlamayı başarırsanız, sınav sırasında kaygınızı kontrol altında tutabilirsiniz. Sınavlardan önce bunu denemelisiniz. Rahatsız edilmeyeceğiniz bir yeri tercih edin. Rahat bir şekilde oturun. Gözlerinizi kapatsın. Hiç bir şey düşünmemeye çalışın. Derin bir şekilde burnunuzdan nefes alın, ağzınızdan verin. Kasları gerin ve gevşetin. Yüzünüzden başlayın ve ayaklarınıza doğru ilerleyin. Bu şekilde birkaç dakika içinde gevşeyebilirsiniz. Kaygıyı kontrol etmek Kaygıya neden olan olumsuz düşüncelerden ve iç konuşmalardan kurtulmaktır. Öğrenciler sınavlar hakkında olumsuz konuşurlar ve abartılı konuşmalar yapmaya eğilimlidirler. Olumsuz düşünceler yerine yapıcı düşüncelerin sınav kaygısını azalttığı araştırmacılar tarafından kanıtlanmıştır. Önce farkında olmalısınız sonra onları yapıcı olanlarla değiştirmelisiniz. Örneğin; “Yazılım kötü geçerse ben bittim” yerine “evet bu zor bir sınav ben elimden geleni yapacağım. Düşük bir not alırsam, bir daha iyi yapmaya çalışacağım” Bu yazılanlar, sizler için yeterli olmazsa, Okul Rehberlik Servisinde yardım isteyebileceğinizi unutmayın.

İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız: Ya onları siz yaparsınız ya da işler kendilerini size yaptırırlar. Zorda olsa işlerinizi zevkle yapmak istiyorsanız, yapan siz olmalısınız. İradeli olmanın temeli idraktir. İdrak, iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden ayırma yeteneğidir. Neyin doğru olduğunu bilmekle doğru yolda kalabilmek aynı şey değildir. Bunun için iradeli olmak gerekir. Kendiniz için olumlu bulduğunuz davranışları görüp bunu hayatınıza geçirmelisiniz. Bunları yapmak için dışarıdan kontrol bağımlılığından kurtulup içerideki gücünüzü harekete geçirmelisiniz. İç disiplin, sizi iyiye, doğruya güzele götürür; başarının yollarını açarak ilerlemenizi sağlar. Yapmanız gereken ile yaptıklarınız arasında bir uçurum varsa, genellikle “yumurta kapıya dayanınca” harekete geçiyorsanız, rahatınıza düşkün ve bundan rahatsızsanız iç disiplininizi geliştirmeye ihtiyacınız var demektir. İç Disiplininizi Geliştirecek Uygulamalar

  • Bir şeyi yapmak için ne kadar nedeniniz varsa, onu yaparken kendinizi o kadar güçlü hissedersiniz. Nedenlerinizi tekrar bir kağıda yazarak gözden geçirmeye ne dersiniz?
  • Balık ne kadar büyük olursa olsun lokmalar halinde yiyeceksiniz. Emin olun ki tek lokmada yutulan şeylerin birçoğu midenizi rahatsız eder. ( Zoru parçalara ayırın).
  • Başarılarınızı küçük görmeyin. Her başarınız için kendinizi övgüyle de olsa ödüllendirin.
  • Yapmanız gereken amaçlarınıza bitirme tarihleri koyun, bunları yazın ve bunu bu tarihte bitireceğinizi bir başkasına söyleyerek paylaşın. (Bitirme zamanı olmayan işler bitmez!)
  • Hedeflerinize ulaştığınızda size neler katacağının hayalini kurun.
  • İç disiplininizi engelleyen düşüncelerinizi bir deftere yazın. Sonra yazdıklarınızı değerlendirin. Çözebileceğinizi çözün. Çözemediğiniz için rehberlik servisine uğrayın.
  • Sizi motive eden sözleri bir panoya asın.
  • Bir şeyin size verilmesi beklentisinden kurtulun. Neye ihtiyacınız varsa bunu görün ve harekete geçin.
  • . Yapabilecekleriniz için Kendinize güvenin. Sınav kaygısı kötü bir durum mu? Hiç yararı yok mu? Farz edelim korkusuz bir insanız. Hiçbir şeyden korkmuyorsunuz. Acaba kendinizi tehlikelerden korumak için önlem alırmıydınız? Hiç sanmıyorum. Korkmadığınız için her tehlikeye önlem almadan atılırsınız. Netice; canınızdan olursunuz. İşte böyle bir şey yaşanmaması için belli bir düzey de korku yaşamak gerekmektedir. Sınav kaygısını da bu şekilde değerlendirebiliriz. Belli bir düzeyde kaygı yaşamak bizi motive eder. Ders çalışırken bizi uyanık yapar. Sınav esnasında zamanı daha dikkatli kullanmamızı sağlar. Kısaca bize enerji katar. Hiç sınav kaygısı yaşamayan öğrencilere baktığımızda göreceksiniz ki ders çalışmada isteksizdirler. Hedefleri yoktur. Bu bakımdan aşırı kaygı olması nasıl olumsuzsa hiç kaygı olmaması da iyi değildir.